8 Kasım 2012

BÜTÜN ÇOCUKLARI ÖLDÜRSENİZ DE...

*
"Ben de İstanbul’a geldim. Havaalanında uzun süre bekledim. Ancak Furkan’ın nerede olduğunu kimse bilmiyordu. ABD’ye mi gitti veya denize mi düştü bilinmiyordu. Bir sürü alternatif düşünüyordum. Hiçbir girişimim sonuç vermedi. Sonuçta Furkan uçaktan inmedi. Bana Adli Tıp’ta henüz tespit edilmemiş cesetler olduğunu söylediler.



Furkan Doğan’ın babası Ahmet Doğan;

Furkan’ın lise son sınıfta okuduğunu ve ABD’de doğduğu için oranın vatandaşı olduğunu ifade etti.

Furkan’ın gemiye binmeden bir ay önce, nisan ayından yapılan yabancı öğrencilere yönelik üniversite sınavına girdiğini ifade eden Ahmet Doğan, oğlunun kişisel olarak ince ruhlu ve yardımsever bir çocuk olduğunu belirterek, ömrü boyunca Furkan’ın yüksek sesle dahi konuşmadığını söyledi.

İsrail’in Filistinliler’e uyguladığı ambargo ve saldırıların Furkan’ı son derece etkilediğini anlatan Doğan, ”Furkan, bu insanlık dışı uygulamalara maruz kalan insanlara yardım etmek istemişti. Furkan sembolik de olsa Filistinli çocukların yanında olmak istiyordu. Bu yüzden de İHH tarafından Gazze’ye insani yardım taşıyan gemide olmak için bizden de izin alarak başvurusunu yaptı. Yaşı küçük olduğu için aslında göndermek istemedik ancak bu makul bir talep olduğu için kabul ettik. Ayrıca yaşı küçük olduğu için başvurusu reddedilir diye düşündük” diye konuştu.

Furkan’ın çabaları sonucunda gemiye Kayseri’den katılan 9 kişiden biri olduğunu anlatan Doğan şunları ifade etti:

”Böyle amaçları olan ve gelecekte iyi bir insan olacağını düşündüğümüz evladımız, zevki sefayı bırakıp gitmek istedi. Kendisiyle en son Antalya’da gemiye binmeden görüştük. Gemideyken üniversite sonuçları açıklanmıştı ve tıp fakültesini kazanmıştı, doktor olmak istiyordu.

Gemide saldırı olduğunu televizyon öğrendik, annesinin çığlığı ile sarsıldık ve bir daha da Furkan’dan haber alamadık. ABD ve Türkiye büyük elçiliğini bilgi almak istedim ancak Furkan’a yine ulaşamadım. Bu arada sürekli olarak Dışişleri Bakanlığı’nı aradım. Silah seslerini canlı yayında duymuştum. Bir şeylerin kötü gittiğini hissediyordum.”

Saldırıdan bir kaç gün sonra yolcuların getirildiğini anlatan Doğan, ”Ben de İstanbul’a geldim. Havaalanında uzun süre bekledim. Ancak Furkan’ın nerede olduğunu kimse bilmiyordu. ABD’ye mi gitti veya denize mi düştü bilinmiyordu. Bir sürü alternatif düşünüyordum. Hiçbir girişimim sonuç vermedi. Sonuçta Furkan uçaktan inmedi. Bana Adli Tıp’ta henüz tespit edilmemiş cesetler olduğunu söylediler. Ben öyle bir ihtimali düşünmüyordum ancak formalite icabı gittiğim Adli Tıp’ta bana gösterdikleri Furkan’dı. Alnından vurulmuştu ve gülüyordu. Furkan 5 kurşun ile öldürüldüğünü otopsi raporunda yazıyordu” dedi.

-Baba Ahmet Doğan’ın duygulanması salondakileri de ağlattı

Konuşmakta zorlanan baba Ahmet Doğan’ın zaman zaman duygulandığı ve gözlerinin dolduğu gözlendi. Doğan, otopsi raporuna ve görgü tanıkların ifadesine göre, İsrail askerlerinin, Furkan’ı önce yaraladığını, daha sonra da yakından ateş ederek öldürüldüğün belirtildiğini söyledi. ”Bana Adli Tıp’ta henüz tespit edilmemiş cesetler olduğunu söylediler. Ben de öyle bir ihtimali düşünmüyordum ancak formalite icabı gittiğim Adli Tıp’ta bana gösterdikleri Furkan’dı. Alnından vurulmuştu ve gülüyordu” dedi.

Furkan’ın, birine saldırmasının ve şiddet uygulamasının mümkün olmadığını anlatan Doğan, tek amaçlarının ”insanlık dışı ambargonun kırılması ve oradaki insanlara gıda yardımı götürmek” olduğunu söyledi.



“Tüm çocukları öldürseniz de elbet bir MUSA sağ kalacaktır...” Osman Nar




Kaynak: mavisükut
* Werner Bichof










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)