9 Nisan 2012

BENİM DE GICIK OLDUĞUM ŞEYLER VAR TABİİ Kİ...

Evet,ne kadar munis, dervişan gönüllü, cici bici,ufak tefek bir hanfendi olsam da, ben de insanım;kızdığım,ötesi, süreklilik arz etmesi halinde “gıcık” olduğum şeyler var tabii ki. Bu senin bahsettiğin “sabitlerim” arasına girer mi bilmiyorum K., bence çoğu girerJ

Misal, bir dükkâna girdim şimdi değil mi, kılık-kıyafet alış-verişi için, (öyle sık sık çıkmam alışverişe, birkaç saatimi ayırırım ve olup bitmesini isterim,yok öylesine gezmek için çıkmışsak arkadaşımla, akşama kadar gezsem de dert etmem),lakin,benden nice sonra gelip hemencecik aradığını bulup çıkanlar var ya, işte onlara (onlara değilse de kolay beğenememe huyuma) gıcık olurum. Ha bir de, ben girmeden önce bomboş olan dükkân, benim adım atmamla dolup taşmaya başlar. Tezgahtar ya da dükkân sahibi beni unutup diğerlerine bakar ya, o zaman o dükkâna da gıcık olurum.

Bir de semt pazarı versiyonu var bunun. Ne o, sen de mi inanmıyor musun pazara gittiğime? Ooo, karpuz ve kavunun iyisini seçerim, patatesin de, sonra patlıcan taze olsun diyorsan sapının yeşiline bakacaksın, bir tek cevizden anlamıyorum, o da her şehirli kızda kabul edilebilecek bir kusur bence. Ne diyordum, pazara gittin, bir tezgahtaki malı beğendin,seçtin;hop,alo,usta…diyorsun,ses yok, dönüp bakmıyor! Lan karnı tok bunun be, küfrümü duyacağı sesle eder,ellerimle seçtiğim poşet dolusu meyveyi fırlatıveririm önüne. (Küfür dediysem sin kaflı değil tabii ki de! Hele de kadınlardan ve genç kızlardan küfredenlere,küfetmeyi marifet sayanlara aşırı gıcık olurum. )

Sonra, dakik olmayan insanlara gıcık olurum.Tam anlamıyla. Benim dakikliğimi sekteye uğratan bütün toplu taşıma araçlarına da.


Toplu taşıma demişken,otobüslerin o tutunmak için halkaları var ya,işte onların devlerin boyuna göre ayarlanmış olmalarına da gıcık oluyorum.

Saçımı ortadan ayırmayı seviyorum. Ama daha kuaförden çıkalı onbeş dakika olmuşken sağa yatmasına gıcık oluyorum.

Bak, bu aralar misafirim çoktu (Allah eksik etmesin) yalnız…..klozetin kapağını kapatmadılar mı, of ki ne of! Misafire yakınlık durumuma göre beddua ayarımı yaparım: tuvaletin taşsın, boruların tıkansın,görgü kuralları okullarına düşesin filan…artık o an Allah ne verdiyse.

Kitaplarımın izinsiz ellenmesine,karalanmasına (nerde kaldı açılıp kenarına düştüğüm “özel” notların okunması!) gıcık olurum. (anlayan anladı burasını:p) Gerçekte de notlarım özeldir,bazen o paragrafın yanına, hatırlattığı bir hatıramı,insanı,aklıma gelen bir haberi ya da hikâye-senaryo fikrini karalarım.

Evdeki, hele de mutfaktaki kurulu eşya düzenimin bozulmasına da gıcık olurum. Elimi attığımda çanağın çömleğin,havlunun,streç filmin yerinde olması lazım. Yalnız bu tehlikeli bir gıcık olma durumu, zira sonunda ya annemin tansiyonu yükselir sinirden,ya da ben kapıyı çeker evden firar ederim,bir süreliğine. O kadar yani.Biliyorum kötü bir şey,ama bir evde iki kadın evsahibi olamıyor,hatun kişiler bilir bunu.

Neyse,açıldıkça ne şirret hatun olduğum meydana çıkacak, Aydın havası olsun:p

(Aslında bugün bir dostla, insanlara laf ederken,onlardan bir kısmını ötelerken (ki bu konuda sevgili Dayatılanla Yaşayanın o yazısı da denk düştü konuya) kendimizi sütten çıkma ak kaşık sandığımız hakkında konuştuk epey…Kendimi yeni yeni mi tanıyorum acaba,ben öyle değilim derken içimde yakaladıklarım neler?..)

24 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Bil tabii ki:)Tahmin etmen hiç zor olmamıştır bence.

      Sil
  2. Bu sinir olduğun şeylerin sonucunda üzülen taraf sen oluyorsun ama değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :((

      Pazarcı bana laf atmışsa üzülen taraf o oluyor ama:)

      Sil
  3. ben de şu dakik olabilen insanları araştırmak lazım diye düşünürüm hep....valla üstün yeteneklisiniz vesselam...:) ayakkabıların ters konması kavga nedenidir bende de... aykkabılık düzenli olmalı arkadaş der uzun bir nutuk çekerim.... odamın halini bildikleri için ciddiye almazlar beni ama :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cemre,inanmıyorum sana ya,senin gibi okuyan,kültürlü hemi de öğretici bir hatun dakik olmayacak! Bak yanına bir uğrarım, dakiklik talimi yaptırtırım günlerce:p yok,yok,tüm pabuçlarının teklerini ayrı ayrı yerlere koyarım:P

      Sil
  4. offf çok güldüm.... papuçların teklerini ayrı ayrı yerlere haa... o zaman o kültürlü hatun nasıl cazgır olur nasıl elini beline koyup kavga moduna geçer şimdiden söylemesi... valla dakiklik konusunda haklısın... o topuklularla nasıl koşuyorum sabahları halimi görmen lazım.... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demedi deme, bir yerine bir şey olmasın,koşturacam diye,sonra o markalı ince uzun topuklu seksi ayakkabılara elveda demeyesin:)

      Cazgırlıkta seninle yarışabilir miyim bir fikrim yok,inşaallah da hiç fikrim olmaz. Sevgiler :)

      Sil
  5. özellikle kitap kenarlarına düşen notlar konusunda arkandayım :))
    bazı insanlar çok meraklı oluyor :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh be,sesime ses veren oldu nihayet:)
      O meraklılarla başa çıkabilmenin tüyolarını bi zahmet alayım sonra senden, bazen çok lazım oluyor:)

      Sil
    2. hahhaha tamam bir dahaki görüşmede :p

      Sil
  6. Daskiklik benim için de önemli, aynı yollardan geçip gelip de ben nasıl gidebiliyorsam herkes sözünü tutabilmeli, gecikiyorsa cepten mesaj atabilmeli. İzmir'de gecikmek bir de tarihi bir olay. Zor, çok zor. İstemen lazım gecikmeyi. Urla'dan Çiğli'ye yetişememeyi belki anlarım da diğer güzergahlar cık cık cık.

    Tok satıcı da samimiyetin cılkını çıkaran satıcı da alışveriş etmeyi tercih etmediğim yerler. Mutlu etmiyor beni oralardan bir şey almak. param doğru düzgün insana gitsin diye alışveriş etmem oralardan mecbur kalmadıkça.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten insan bir mesaj atar ya! Bu konudan ne kadar muzdaribim. Benim de imtihanım bundan demek ki :p Ben ne kadar titizlenirsem karşımdaki o kadar "ağır" çıkıyor.

      Sil
  7. Kitapları ellerim.. işim-di bi zamanlar. Pazarcı tezgahındaki şeftali mi bu kardeşim "ellemeyin, eziliyor" olsun. Kitapbu, okunmak ellenmek için yazılmış.:P Ha illa ellenmesin diyorsanız hanımefendi, bi zahmet ortalığa bırakmayın. Hele hele, notların okunması konusuna hiiiç girmeyeceğim. Bi de şahit bulmuş yanına.. Kim dinler sizi.. Bırakma bi daha orta yere kitap falan.:P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orta yere bırakmak mı, koltuğun kenarına koyuyorum,orta yer oluyor. Hayır o orta yerlere başka şeyler konsa onları da mı elleyeceksiniz yani?

      Neyse,sizinle çene yarıştıracak kabiliyette olmadığımın farkındayım ve yazımın başına dönüyorum Usta bey:p

      Sil
  8. Çok hoş bir yazı Nardacım eline sağlık, gülümseyerek okudum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heh he, sen yine de beni kızgınken görme :)

      Sil
  9. ahhh ahhhh dedirttin.. inan..
    bir hikaye vardı bir arkadaş anlatmıştı.. bir adam bir kıza evlenme teklif eder. kız kabul eder ama der 'benim hakkımda bilmen gereken önemli bir detay var' adam merakla sorar 'nedir?' kız 'benim nadiren de olsa bir eşref saatim gelir. işte eşref saatim tutunca her şeyi unutur kendimi dağıtır yayılır müzik dinlerim dünya umrumda olmaz' adam sorar 'ne kadar nadiren?' kız der' yılda bir falan' adam 'problem değil ozama. her insanın bir ters tarafı vardır. benim de öyle yılda bir falan eşekliğim tutar.. sen de onu mazur görürsen idare eder gideriz..' anlaşırlar ve evlenirler.
    aradan bir zaman geçer adam eve arkadaşlarını yemeğe götürecek karısına telefon eder. kadın kabul eder. akşam olur.. adam arkadaşlarıyla gelir ve ev dandini ne yemek var ne bir hazırlık.. hamnım müzik dinliyor yayılmış..
    adam ne oldu hatun hani yemek hazırlayacaktın deyince de 'eşref saatim tuttu baştan anlaşmıştık' der. adam da kadını bir güzel döver onun da eşek saati denk düşmüş meğer...

    o hesaoluyor bazen.. ama olmaması için iyi niyet ve sevgi şart...saygı ise hiç ayrılmaz yapıştırıcısı..

    sen güzel bir insansın ve eminim gıcık olsan da eşek saatin tutmaz.. bir de eşref saatleri azalsa di mi?

    YanıtlaSil
  10. Hakkımda bu kadar hüsnüniyet beslendikten sonra o şekilde güzel davranmak için fazladan çaba göstermek farz artık :)

    Öfkem de saman alevi gibidir aslında...

    Eşref saati tabiri yine çok hoş bir tabir, ben kendime düpedüz tembel diyorum bu aralar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de yazının sonuna son anda eklediğim ama aklımı iyi kurcalayan paragraf var. Ona ayrı yazı yazmalıyım sanırım.:)

      Sil
  11. Ben de zor beğenenlerdenim. Zamanında yenisini beğenemediğim için bir kaç sene eski ayakkabılarımla dolaşmışlığım vardır mesela. Şimdi kolayını buldum. Vitrinlere bakarak yürüyorum, böylece alış veriş edeceğim zaman nereye gideceğimi biliyorum. Hemen alıp çıkıyorum.
    Girdikten sonra dükkanın dolması hikayesine eski esnaf çok dikkat eder. Bereket getirdiğini düşünürler, bunu düşünmeyip ilgilenmeyenler için üzgünüm. Derhal yan dükkana geçerim.
    Dakiklik konusuna girmeyeyim, uzar sonra. Yalnız İzmir'de dakik insan bulmak zordur. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzmir'den terk-i diyar eyleyeceğim o olacak,sırf bu dakiklik meselesi yüzünden:)

      Sil
    2. bende sizinle aynı fikirdeyim ve bende çok dakikimdir:)Pazartesi söyleşilerine 6 da gidiyorum.bir dakika bile geç kalmak istemem ve inşallah tanışırız Nagihan'cım.Akşam saatleri sana zor geliyordur farkındayım ama inşallah görüşürüz.

      Sil
    3. Söyleşiler bitmeden bir kez de olsa katılmayı istiyorum da tembellik mi desem,konformistlik mi...yol gözümde çok büyüyor,pazartesileri zaten tüm gün dışarıdayım, eve dönünce tekrar çıkasım gelmiyor:p

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)