20 Mart 2012

ÇOCUK DA BAKARIM, BLOG DA YAZARIM

Minimum beş,maksimum on günlüğüne 3 numaralı yeğen bende. İçlerinde “en azılısı” bu. Çocuktaki özgüvenin,hoyratlığın haddi hesabı yok. (Bunun ağzına tükürmemiştim doğduğunda,annesi ikinci kez aynı hataya düşmedi :) )

Şimdi 4,5 yaşında. Annesi gün aşırı arayıp zarar-ziyan soruyor. Şimdilik bir şey yok lafını ciddiye alası gelmiyor ama gerçek bu. Yeğenlerim beni üzmez, zira dellenme zamanlarımı gördüler :)

4,5 yaşında  da olsa çocuklarla ilgilenmek zor. Ç.im geldi, tuvaletin ışığını yak,bekle ,suyu aç (musluğa uzanamıyor),ellerini köpürtmesini göster,kurulat, markette sıraya girmesini öğret, vurup kaçanlara “sen de onlara vur” diye öğret, her sorusuna cevap ver,banyo yaptır,saçlarını tara,topla, resim yaptır, oyna,gece üşümesin diye kalkıp üzerini kontrol et, gak deyince su,guk deyince yem ver,makyaj malzemelerimi tarümar ettiğinde sinirlenmemeye çalış,kitaplardan soğumasın diye kitaplığımı karıştırmasına izin ver (ama sonuç karalanmış,yırtılmış kitaplarım olunca biraz bağırıyor olabilirim,kabul;üstelik kaşla göz arasında nasıl beceriyor bunu,hâlâ çözebilmiş değilim) 

Bu azılı gamzeliyi dün (bugün de,bknz. fotoğraf) parka götürdük anneannesiyle. Koca koca veletlerin cesaret edip de çıkamadığı yılan kaydırağa bir çıkışı vardı ki görülmeye değer, yemek yerken ağzını şapırdattığı gibi bir iştihayla çıktı ve kaydı bacaksız.

Bir de çocuklarını getirmiş genç babaları gördüm ilk kez parkta,bu öğleden sonrası saatlerde. Hayret ettim, işleri mi yoktu,kendi işlerinin patronları mıydı? Tebrik ettim her ne ise sebep.

Çocuğu parka götürmeye diye çıktık,götürdük,kitap alarak da döndük: Pınar Kür; Asılacak Kadın,Leyla Erbil; Gecede. Bilge Karasu siparişleri de verildi: Gece ve Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı. Ne zaman okursam artık… (Bir de parkta ağaçlara yaslanıp okuduğum kitap var. Onu kesin yazmam lazım.)

Allah böyle haydut meşrepli çocuğu olan ana-babalara sabır versin deyip bitiriyorum. 



8 yorum:

  1. bu cimcime cok seker, masallah : )

    ah, iste cemre asil simdi dustu : )

    YanıtlaSil
  2. Lo-la, bir gün kızım filan olursa özgüveni böyle,usluluğu ablası gibi olsun derim. Dışı seni,içi beni yakar:)

    YanıtlaSil
  3. Ben de çocukları feci azdıran bir şey var, çocukla çocuk oluyorum galiba. Sonra ortalık ayağa kalkıyor. Vicdan azabı duyuyorum. Günler hareketli geçeceğe benziyor, hayırlısı. Keyifli olur ama :)

    YanıtlaSil
  4. Vladimir, şu anda bilgisayarımı elinden almaya uğraşıyorum,gerisini sen düşün:) Bak aklıma ne geldi,bir -iki günlüğüne sana paslayayım bizim haydutu :))

    YanıtlaSil
  5. Şaka bir yana çocukları PC başında görünce bunalıma giriyorum ne çok şey bildiklerini, minicik parmaklarını tuşlarda vıcır vıcır gezdirdiklerini görünce.

    Bu arada uzaktasın biliyorum ama, Kedi Kitabevi toplantılarına katılmanı öneririm, çoğu hayli keyifli geçiyor. Özellikle önümüzdeki pazartesi akşamı yapılacak toplantı hayli enteresan olacak sanırım.

    YanıtlaSil
  6. Bacak kadar boylarıyla değil mi? Okuma yazma bilmediği halde tüm oyun klasörlerinin ve paint'in yerini öğrendi iki günde!

    Ya, ben de katılmayı istiyorum,Avram Usta da sık sık çağırıyor ama hakikaten uzak :) Önümüzdeki hafta öykü üzerine söyleşi, biliyorum. Gelmeyi çok istiyorum aslında...

    YanıtlaSil
  7. Haklısın ulaşım açısında zorluğu var. Gelecek olursan hiç değilse vesileyle tanışmış oluruz.

    YanıtlaSil
  8. Ayarlamaya çalışacağım. :)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)