14 Ocak 2012

WINTER GARDENS OF MINE


Benim kışlarım hep birer öykünmeden ibaret kalır. Tohumlandığım ve filizlendiğim iklim itibariyle kış nedir bilmem. Ama kışı tanırım. Kar yağmayan bir kentten, yağan bir kente göç eylemişliğim vardır. Fakat adı üstünde bu bir göç yani zorunlu bir eylem olduğu için kış, kitaplarda, çocuk  ağzımızın suyu akarak okuyup seyreylediğimiz hayallerden mürekkeptir bir bakıma: Kardan adam yapan, ailecek kartopu oynayan boyama sahnelerin mükemmel olan mutluluğundan ve zevkinden mahrum kalmıştır.


Lakin Akdeniz iklimi çocuklarının kendilerine, mahrum kaldıkları bu zevke karşılık (hepsine değil elbette)  bahşedilmiş bir başkası vardır: Kış bahçeleri.

Kimilerinin hatıralarında kalan kış bahçeleri… Kış çiçeği olduğuna inanamadığı için soğukta bırakılmış siklamenler için üzülen çocuk…*

Bizim buradakilere kış bahçesi demek de doğru olmayabilir. Hayır,doğrunun en doğrusu, çünkü her park,her bahçe,her balkon köşesindeki mini bahçe bir kış bahçesi bu şehirde. Ocak ayı ortasında açan yasemin çiçekleri, goncalarını güle çevirmeye nazlanmayan pembe,beyaz,sarı güller, yemyeşil ve gür yapraklarıyla melisalar, en beğenme orkideye bana mısın demeyecek sardunyalar… (Sardunyalara ayrı bir güzelleme borcum olsun bu arada.) Mükemmel sarı renkli ve çan biçimli yonca çiçekleri, mayalanmış hamur gibi kabarıp genişlemiş  yemyeşil ebe gümeci yaprakları, hatta Safinaz kılıklı hatmiler bile camsız kış bahçesinin güzelleridir.

Bu şehirde bir tek begonvilleri sakınırsınız sert rüzgârlardan. O da ilk diktiğinizde. Belki bir de akçaağaçlar.Gerisi incinmez. Şubat’ta papatyalar ve laleler baş gösterir utanıp sıkılmadan.Tamamen koca bir kış bahçesidir şehir. Zakkumları ararsa arar bir tek gözleriniz çiçekten yana. Tüylü tohumları iyice ezilip dağılmıştır artık, dalına son bir kuvvetle sarılmaya çalışırlar. Kışın tek hatırlatıcısı gibi.

*Selim İleri ve onun  güzel kış bahçelerine öykünme :)

14 yorum:

  1. o izmir'den aklımda kalan tek bitki palmiye ağaçları, var mıydı orda ondan başka bitki:)
    ve kışları sert değil diye bilinir ama ben o şehirde üşüdüğüm kadar hiç bir yerde üşümedim, izmir'in sıcağından önce soğuğu geliyor benim aklıma!
    (tuhaf biliyorum ama öyle valla)

    YanıtlaSil
  2. Mevlana İdris Zengin, Benjamin Button'dan on yıllar önce "TERSİNE ADAM" diye bir öykü-masal yazmıştı. Onu hatırlattınız :)
    İzmir'de de üşünür (for example me) ama önce soğuğunu hatırlamak:)

    YanıtlaSil
  3. asker de yapısı gereği bir "tersine adam"dır. 16 ay askerdim izmir'de ve en zor kısmı olan ilk 4 ayı (aralık-mart dahil 4 ay)kışa gelince ilk önce soğuğunu hatırlamak hiç de tersine olmuyor:)

    YanıtlaSil
  4. o zaman iş değişir :)

    YanıtlaSil
  5. gene bi gün eğitimdeyiz, bölük komutanı dedi ki: ..wkjebwekılnmlk*!!/&%$^#*..?

    YanıtlaSil
  6. Arkadaşlarla toplanmışsınız galiba,yalnız yanlış yere düşmüş askerlik muhabbeti, bir de ne içtiyseniz üzerine kahve alın derim:)

    YanıtlaSil
  7. bir arz-ı hal değil tehditti sadece:)

    YanıtlaSil
  8. Neyse,müsait bir zamanda açıklamasını yaparsınız artık:)

    YanıtlaSil
  9. arkadaş yok, sohbet yok, alkol yok, kahve gereksiz yani...ama lüzum görürsem askerlik anlatacak bir dolu askerlik anım vardır yani:)
    (her erkek gibi)

    YanıtlaSil
  10. Alkol sağlığa zararlıdır zaten,sigara da.

    YanıtlaSil
  11. inanır mısınız, ben de tam onu diyecektim:)
    (inanmayın)

    YanıtlaSil
  12. onu demeyecektiniz ona mı inanmayalım,zararlı addetmediğinizi mi anlayalım, neyse,sizin bileceğiniz iş sonunda :) Ama yaşasın benim yeşilay üyeliğim:)

    YanıtlaSil
  13. ha tabi, orası öyle. yeşili sev ağacı koru, yeşil iyidir. amenna:)

    YanıtlaSil
  14. Laf nereden nereye geldi ama benim için şaka konusu değildir yeşilay mevzuu.

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)